

Sanal bir hakim olan Katherine Polk Failla’nın liderliğinde, Uniswap’a karşı ikinci kez bu ay dolandırıcılık iddiaları reddedildi. Bu karar kripto para endüstrisini aşan sonuçlar doğuruyor. Temel sorun şu: tarafsız altyapı sağlayan platformlar, kötü niyetli kişilerin bu araçları kullanarak dolandırıcılık yapmaları durumunda nasıl sorumlu tutulabilirler? Failla’nın kararı, teknoloji sektörleri arasında temiz bir şekilde uygulanabilecek bir ilkeye dayanıyor: New York Borsası’nı, sahte hisse senetleri sattığı için dava etmezsiniz.
Aynı mantık, merkezi olmayan borsa protokollerine de uygulanabilir. Ancak, dijital platformlarda dolandırıcılıklar yaygınlaştıkça, mahkemeler hangi tarafın internet ölçeğindeki dolandırıcılıklar için fiilî sigortacı olması gerektiğine karar vermeye zorlanıyor. Yalnızca 2024 yılında FBI, kripto para yatırımıyla ilgili dolandırıcılık nedeniyle 6.5 milyar doların üzerinde zarar bildirdi.
Bu dava, Uniswap’ın arayüzü üzerinden ticaret yapan token sahiplerinden para kaybeden yatırımcıların, sahte varlıklar ihraç eden dolandırıcıları suçlamak yerine ticaret raylarını oluşturan geliştiricilere sorumluluk yüklemeye çalıştığı noktada başladı. Yasal stratejileri: piyasa altyapısını “yardım ve yataklık etme” olarak çerçevelemek. Failla, 2023 Ağustos’unda bu yaklaşımı reddetti ve plaintifflerin “bir günah keçisi aradıklarını” ve “gerçekten aradıkları davalıların tanımlanamaz olduğunu” yazdı.
Eylül 2025’te, Failla, iddiaları da reddetti, muhtemelen önyargıyla. Bu durumda, geleceğin belirleyici bir örnek olabileceği temel bir kararın başlangıcıdır. Hukuki ilke, yıllardır kripto para birimlerinden önce de var olan bir durum. Dolandırıcılık için ikincil sorumluluğu değerlendiren mahkemeler, genellikle iki unsuru gerektirmiştir: suçun bilinçli bir şekilde yapılması ve dolandırıcılığa önemli ölçüde yardım edilmesi. Dolandırıcıların aynı zamanda kullandığı genel amaçlı altyapı, bu standartı karşılamaz.
Benzer bir mantık, Supreme Court tarafından da Twitter v. Taamneh davasında uygulanmış ve sosyal medya platformlarının sadece teröristlerin hizmetlerini kullanmalarından dolayı terörizmden sorumlu tutulmasına karşı çıkılmıştır. İki bağlamdaki sorun aynıdır: hem meşru hem de kanunsuz faaliyetlere olanak tanıyan nötr altyapı, kötüye kullanıma etkin bir şekilde yardım eder mi, yoksa sadece paranızın olduğu en uygun davalı olmanız mıdır?
Failla’nın görüşü doğrudan buna meydan okur. Eğer finansal piyasalardaki anonimlik “düzenlemeyi hak edecek kadar rahatsız ediciyse,” bu kararın Kongre’ye ait olduğunu, hukuk davasında değil, daha ziyade yeni kuralları yazan Kongre tarafından belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Adalet sistemleri var olan yasalara dayalı sınırlar çizerken; politika gereksinimleri değiştiğinde, yasama, yeni kuralları yazar.
Bu kararın önemi, dijital altyapının tüm yasal yönleriyle ele alınmasıdır. Küresel dolandırıcılık ölçeklerinin milyarlarca dolar olarak ölçüldüğü bir dönemde, kimin internet ölçeğindeki dolandırıcılık kayıplarını taşıyacağını belirler. Dolandırıcılar ortadan kaybolabilir ama kurbanlar tazminat talep eder. Platformlar ise en göz önünde olan hedeftir. Mahkemeler şimdi tekrar tekrar görünür olmanın sorumluluk anlamına gelmediğini ancak hakimlerin net çizgiler çizdiğinde ekonomik baskının davanın net bir şekilde çözülmesine neden olmadığını belirtirler.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.