

ABD Adalet Bakanlığı, kripto para borsası Binance’ın İran ile bağlantılı olabilecek yaklaşık 1 milyar dolarlık akışı araştırıyor. Bu durum, ABD’deki yaptırımlarla ilgili şüpheleri artırırken, firma içi denetimlerin sorgulanmasıyla ilgili yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor.
ABD’deki yetkililer, kripto para borsası Binance’ın, İran yaptırımlarını bertaraf etmek için kullanılıp kullanılmadığını araştırıyor. Wall Street Journal’ın belirttiğine göre, 1 milyar dolarlık bir miktarın platform üzerinden İran yanlısı militan gruplara finansman sağlamak amacıyla aktarıldığı üzerinde duruluyor.
Ayrıca, soruşturma özellikle Binance üzerinden Houthi isyancıları da içeren milislere fon sağlayan işlemleri kapsıyor. Günlük, şirket içi belgeleri ve dosyaya doğrudan erişimi olan kaynaklardan gelen bilgilere dayanarak, iç denetimlerin eksik ve yetersiz olabileceğine dair bir tablo çiziyor.
ABD Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü soruşturma, Binance tarafından daha önce başlatılan iç soruşturmanın kapanmasının ardından geldi. Bu iç denetim, şüpheli ağa bağlı fon akışlarını incelemiş ancak kesin sonuçlara varılmadan önce durdurulmuş.
Ancak, iç denetimin kim tarafından durdurulduğu veya olası kısmi sonuçlar hakkında detaylar kamuoyuna açıklanmadı. Adalet Bakanlığı da henüz resmi olarak devam eden soruşturmayla ilgili yorum yapmaktan kaçınarak, açıkta olan davalar hakkında geleneksel olarak sessizliğini koruyor.
Binance, The Block tarafından yapılan yorum talebine henüz yanıt vermedi. Bununla birlikte, haber, uzun süredir ABD ve diğer yargı alanlarında denetimlerle karşı karşıya kalan borsa için zaten hassas bir döneme denk geliyor.
Aynı zamanda, bu haftanın başlarında Binance, Senatör Richard Blumenthal liderliğindeki ABD Senatosu’nun yürüttüğü bir soruşturma hakkındaki iddialara karşı çıktı. Borsa, bu soruşturmanın ‘kanıtlardan uzak’ olduğunu iddia ederek, bazı medya hikayelerine kesin bir şekilde karşı durdu.
Eşzamanlı olarak, bir Amerikan federal yargıcı, Binance’ın kripto para yoluyla terörü finanse ettiğine dair bir dava açan iddiayı reddetti. Karar, şirket için kısmi bir rahatlama sağladı ancak hukuki süreci tamamen kapamadı.
Bu bağlamda, mahkeme, davalıların daha iyi iddialarla yeni bir dava açma olasılığını açık bıraktı. Bu durum, özellikle dijital varlıkların yasadışı finansmanında dijital uygulamaların rolünün giderek daha fazla gözlem altında olduğu küresel bir ortamda, ilave hukuki adımların riskini gösteriyor.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.