

Nasdaq’ın tokenleştirme alanındaki yeni hamlesi, hisse senetlerini blokzincir altyapısına taşıma çabasının bir yansıması olarak görülüyor. Ancak gerçek önem yapıda yatmaktadır. Nasdaq, offshore hisse senedi sarmalayıcıları ve sentetik hisse senedi risklerini benimsemek yerine bir versiyon oluşturmayı hedefliyor; burada token asıl hisseyi temsil etmektedir. Sonuç olarak, token, aynı yasal statüyü paylaşmakta, ihraçcının mülkiyet kaydına direkt bir bağlantıya ve oy kullanma, yönetim ve şirket kararlarına bir yol sunmaktadır.
Nasdaq’ın 9 Mart tarihli açıklamasına göre, borsa, resmi kayda bağlı tokenlere odaklanarak, proxy işlemleri, şirket işlemleri, yönetim hakları ve yasal eşdeğerlik gibi özellikleri içeren tokenler sunmaktadır. Programın ilk yarıda operasyonel olarak hazır olması hedeflenmektedir.
Nasdaq’ın tasarımı, Wall Street’in yatırımcıların blokzincirde yasal olarak eşdeğer bir paya sahip olup olmadığına karar vermelerini istediğini göstermektedir. Eğer tokenleştirilmiş hisse senetleri ölçeklenecekse, yatırımcıların yasal olarak eşdeğer bir on-chain paya mı yoksa sadece programlanabilir bir talebe mi sahip olduğuna karar verecek olan biri olacaktır.
Nasdaq’ın 2025 kural önerisi, tokenleştirilmiş hisselerin, aynı CUSIP’ye sahip olmaları ve aynı temettü, oy kullanma hakları ve artık varlık haklarına sahip olmaları durumunda yalnızca geleneksel hisselerle eşit olarak davranacaklarını belirtmektedir. Eğer bir token bu haklara sahip değilse, Nasdaq onu farklı bir enstrüman olarak değerlendirecektir.
Sektördeki öncü firmalardan biri olan Kraken’ın xStocks ürünleri, hissedarlık hakları gibi oy verme veya temettü hakkı vermemekte, “sentetik maruziyet” sağlamakta ve altta yatan hisselere veya artık varlıklara yasal talepleri olmadığını belirtmektedir. Ancak talep bulunmaktadır; xStocks’un toplam işlem hacmi 25 milyar doları aşmış, 85.000’den fazla benzersiz sahibin bulunduğu ve Solana, Ethereum ve TON altyapılarına yayıldığı belirtilmektedir.
Nasdaq’ın, xStocks gibi hak-rights ürünlerine alternatif bir yaklaşım sunarak, talebi onlara yönlendirmeye çalıştığı görülmektedir. Görünmeyen savaş alanı, resmi mülkiyet kaydının ihraçcı destekli raylarda mı kalacağı yoksa haklar açısından daha zayıf olan ancak dağıtım açısından daha kolay olan sargılara mı geçeceği konusundadır.
Haberin devamı için [buraya tıklayabilirsiniz](https://cryptoslate.com/people-traded-25b-of-crypto-stock-tokens-that-do-not-make-them-stockholders).
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.