

Altın, tarihinin en uzun süren ve sekizinci artış ayını yaşamak üzere; bu, bu değerli metale ait en uzun yükseliş trendi olacak. Ancak, birkaç engelleyici ve risk unsuru, bu tarihi ralliyi tehdit ediyor. Ekonomide belirsizlik nedeniyle yatırımcılar altın gibi güvenli metale yoğun ilgi gösterirken, piyasa stratejistleri bu yükseliş trendinin kritik bir dönemeç noktasına ulaşmış olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Moody’s Analytics’in kıdemli ekonomisti Mark Zandi, finans piyasalarının giderek kırılgan bir şekilde göründüğünü ve geniş çaplı ve anlamlı bir satışın oluşmakta olduğu bir ortamın oluştuğunu belirtiyor. Bu tehdidin, özellikle hisse senetleri ve kurumsal tahviller açısından yoğun olduğunu ekleyen Zandi, yakın geçmişte yaşanmış olan fiyat artışları nedeniyle yatırımcıların gelecekte hızlı bir fiyat artışı bekleyerek yatırım yaptığını ifade ediyor.
Analistlere göre, bu ekonomik çelişkilerin aşırı tansiyon kaynağı olduğunu belirten Zandi, ABD’nin reel GSYİH’sının, sadece %2’den biraz fazla bir büyüme gösterdiğini, ki bu, ekonomik potansiyelin yaklaşık %2.5 olduğunu söylüyor. Ayrıca işsizlik oranının yavaş yavaş arttığı ve Federal Rezerv’in tercih ettiği kişisel tüketim harcamaları endeksi veya PCE indeksiyle ölçüldüğünde yüksek ve endişe verici bir %3 seviyesinde kaldığını belirtiyor.
Küresel ticaret anlaşmazlıkları, İran’a karşı yaptırımların yeniden yükseltilmesi ve belirsizlikler, riskli varlıklar için olumlu bir görünüm sunmuyor.
Ancak, tüm bu engellere rağmen, altın hala dayanıklı bir değer saklama aracı olarak yatırımcıları cezbetmeye devam ediyor. Kalshi verilerine göre, bu metal, sekizinci yeşil ayını deneyimlemek üzere yolunda ilerliyor.
Bank of America’nın stratejisti Michael Hartnett ise kısa vadeli jeopolitik kazançlar için petrolü işlem yapılabilir görmesine rağmen, uzun vadeli güvenlik için “altın sahibi olun” tavsiyesinde bulunuyor. Merkez bankaları şu anda 1996’dan bu yana ilk kez, ABD Hazine tahvillerinden daha fazla altın tutuyorlar, bu da altının fiat para birimlerine karşı bir sigorta olarak rolünü gösteriyor.
Çin’deki altın sıkıntısı da Çin Yeni Yılı’nın ardından hızlı yükselişini sürdürüyor, ancak bu durum kendi riskleriyle birlikte geliyor. Raporlar, altın satıcılarının sıkı arz kısıtlamaları nedeniyle altın külçelerinin satışını durdurduğunu ve tatil öncesinde yapılan anlaşmaları geri ödediğini gösteriyor.
Analizciler, bu durumun aşırı senaryolarda altın fiyatını ons başına 10,000 dolar seviyesine çıkarabileceğini düşünüyorlar, ancak ani piyasa tepkileri kısa vadeli düzeltmelere yol açabilir. Bir trader bu konuda şunları söylüyor: “Altın stoklarının çok sıkıntısı yakında ons başına 10,000 dolara ulaştıracak!”
Teknik analistler de hala dikkatli davranıyor. Rashad Hajiyev, ons başına 5,160 dolar seviyesine yakın bir direnci işaret ederken, diğer analistler de kritik 5,100 dolar seviyesine vurgu yaparak, bu seviyenin altına inmenin satıcılar lehine olabileceğini ve alıcılara olan ivmeyi sınırlayabileceğini belirtiyorlar.
Sonuç olarak, altın şu anda tarihsel trendine dokunulmamış olarak devam ederken, yatırımcılar artan talep, jeopolitik belirsizlikler, kırılgan piyasalar ve kritik teknik seviyeler arasında hassas bir denge arayışında. Bu kritik faktörleri dikkate alarak ve gelecekte olası dalgalanmalarla başa çıkmak için stratejilerini gözden geçirerek yatırım yapmaları tavsiye ediliyor.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.